Avukatların arama motorlarıyla ilgili sorusu çoğu zaman “nasıl üst sıraya çıkarım” diye başlamaz; “bunu yapabilir miyim, cezası ne” diye başlar. Bu rehberde her başlıkta önce yönetmeliğin kuralını, sonra o kuralın bir büro sitesindeki SEO karşılığını, en sonda da henüz netleşmemiş kısmı yazdım. Kaynak olarak yürürlükteki metni, Resmî Gazete’yi ve TBB Disiplin Kurulu’nun yayımlanmış kararlarını kullandım.
Avukatlar için SEO yasak değildir; yasak olan, iş elde etmek amacıyla arama motorlarında üst sıralara çıkmaya yönelik anahtar sözcük, alt alan adı, sayfa adresi ve benzeri yöntemlerdir (Reklam Yasağı Yönetmeliği m.7/e). Sitenin hızlı açılması, doğru taranması ve adınız arandığında doğru bilginin çıkması ise izinli alanda kalır.
Avukat SEO yasak mı?
Yönetmelik SEO’yu bir bütün olarak yasaklamaz; belirli bir amaçla yapılan belirli teknikleri yasaklar. m.7/e’nin ilk cümlesi dört unsurdan oluşur ve bir SEO çalışmasının yasak alana girip girmediği bu dört unsurla okunur:
- Amaç: iş elde etmeye yönelik olmak.
- Etki: meslektaşlarla rekabete yol açmak.
- Yer: çevrimiçi mecralar, internet sitesinin tasarımı ve “arama motorları tarafından algılanabilen kodlar”.
- Araç: “arama motorlarında üst sıralarda yer almaya yönelik yönlendirici kod, anahtar sözcük, alt alan adı, sayfa adresi” ve “benzeri yöntemler”.
Aynı bent devam ediyor: avukat, bedelli ya da bedelsiz, kendi hazırladığı, hazırlattığı ya da kendisine ilişkin hazırlanan içerikleri çevrimiçi mecralarda ön plana çıkaracak iş ve işlemlerde bulunamaz; kısa yol (yönlendirme) bağlantısı kullanamaz; çevrimiçi reklam veremez. Bu ikinci cümle bağlantı satın almayı, sponsorlu içeriği ve tanıtım yazılarını da kapsar. Bu kısmı bağlantılar başlığında ayrıca açtım.
Öte yandan m.7/d avukata internet sitesi açma hakkını açıkça tanır: ad, ünvan, fotoğraf, sicil numaraları, mesleğe başlama tarihi, mezun olunan üniversite, yabancı dil, adres ve iletişim bilgileriyle sınırlı bir site. Yani site var olabilir, taranabilir, aranınca bulunabilir.
Bu iki hükmü yan yana koyunca çizgi “bulunmak” ile “öne geçirilmek” arasından geçer. Büronuzun adını yazan kişinin sitenize ulaşması bulunmaktır. “Ankara boşanma avukatı” yazan kişinin karşısına, sitenin bu kelimeye göre kurgulanmış olması sayesinde çıkmak ise öne geçirilmektir. TBB Disiplin Kurulu’nun 13.03.2026 tarihli kararı bu ayrımı açıkça yazdı: “internet arama sonuçlarında belirli anahtar kelimeler kullanılarak potansiyel müvekkillere ulaşmayı amaçlayan bu tür uygulamaların meslektaşlar arasında haksız rekabete yol açtığı … tartışmasızdır” (TBB Disiplin Kurulu kararı).
| İş | Bulunmak (izinli alan) | Öne geçirilmek (m.7/e) |
|---|---|---|
| Başlık etiketi | Büro ünvanı ve avukatın adı | “En iyi ceza avukatı ankara” |
| Sayfa adresi | /iletisim/, /avukatlar/ad-soyad/ | /ankara-bosanma-avukati/ |
| Alan adı | Büro ya da avukat adı | Şehir ve alan kelimesi taşıyan ad |
| İçerik | Faaliyet alanlarının yalın tanıtımı | Kelime tekrarına göre yazılmış alan ve şehir sayfaları |
| Bağlantı | Baro levhası, kendi profilleriniz | Satın alınan ya da sipariş edilen tanıtım bağlantıları |
Tabloyu şöyle kullanıyorum: bir işin sağ sütuna düşüp düşmediğini anlamak için “bu işin tek amacı bir aramada başka bürolardan önce görünmek mi?” diye soruyorum. Cevap evetse o iş, tekniği ne olursa olsun, yönetmeliğin hedeflediği yöntemlerden biridir.
2024 ve 2026 değişiklikleri SEO’yu nasıl etkiledi?
Avukatların internetle ilgili kuralları iki adımda değişti. 9 Ağustos 2024 tarihli değişiklik (RG 32627) kuralı yeniden yazdı; 2026’daki iki düzenleme ise kuralın nasıl izlendiğini ve hangi cezayı gerektirdiğini değiştirdi.
| Konu | 2024 öncesi | Bugün |
|---|---|---|
| İnternet kuralları | Ayrı maddelerde (m.8, m.9, m.10) | Tek maddede, m.7; eski maddeler mülga |
| SEO teknikleri | Adıyla sayılmıyordu | Anahtar sözcük, alt alan adı, sayfa adresi açıkça yasak (m.7/e) |
| Makale ve bilgi içeriği | Mesleki makale yayımlamak amacıyla site açılabiliyordu | İş elde etme amacıyla genel ve soyut bilgi paylaşımı yasak (m.7/c) |
| Usul | Önce uyarı yazısı ve düzeltme süresi | Re’sen soruşturma; derhal düzeltmek takdiri indirim nedeni (m.12) |
| İzleme | Şikâyet ve baro | TBB Reklam Yasağı İhlallerini Takip Merkezi (m.12/A) |
| Ceza | Kanunda adıyla yoktu; SEO dosyalarında çoğunlukla uyarma | Kınama (Avukatlık Kanunu m.135/2-a) |
SEO açısından en büyük fark ilk iki satırda. 2024’ten önce bir ajans “yönetmelikte SEO diye bir şey yok” diyebiliyordu; bugün yönetmelik SEO’nun temel araçlarını tek tek sayıyor. Mevcut sitelerin yeni m.7/d’ye uyması için tanınan üç aylık süre de (geçici m.3) 9 Kasım 2024’te doldu.
Usuldeki değişiklik de pratikte önemli. Eskiden baro önce uyarı yazısı gönderip düzeltme süresi veriyordu. 2024 metninde bu adım yok: aykırılık tespit edilince baro re’sen soruşturma açar ve tebliğ yazısında, ihlalin tebliğden sonra derhal giderilmesinin cezada takdiri indirim nedeni sayılabileceğini bildirir. Yani sitedeki sorunlu sayfayı fark edildikten sonra düzeltmek cezayı ortadan kaldırmaz, en fazla hafifletir.
2026’da iki adım geldi. 2 Mayıs 2026’da (RG 33241) TBB bünyesinde, çevrimiçi ihlalleri re’sen ya da bildirim üzerine tespit edip ilgili baroya gönderen beş üyeli bir Takip Merkezi kuruldu. 25 Aralık 2025’te (RG 33118) yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun da Avukatlık Kanunu’nun disiplin maddesini yeniden yazdı ve “reklam yasağını ihlal etmek” eylemini adıyla kınama cezasına bağladı.
Hangi SEO çalışmaları disiplin cezası aldı?
TBB Disiplin Kurulu kararlarında SEO artık soyut bir kavram olarak geçmiyor; bilirkişi raporlarıyla, sitenin kaynak koduna kadar inceleniyor. Kararlarda tekrar eden örüntü şu: şehir ve alan kelimesinin sayfa metninde ve etiketlerde sistemli tekrarı, bunun sonucunda o aramalarda üst sırada çıkma ve bunun avukatın bilgisi dahilinde olduğu.
Tespit çoğu zaman basit bir aramayla başlıyor. Şikâyetçi meslektaş ya da baro, “[şehir] boşanma avukatı” gibi bir aramada hangi sitenin üstte çıktığına bakıyor; dosya ilerlerse bilirkişi sitenin kaynak kodunu, başlık etiketlerini ve sayfa adreslerini inceliyor. 2026’dan beri bu taramayı Takip Merkezi de re’sen yapabiliyor.
- Kelime grupları: sitede sıklıkla “… Ceza Avukatı”, “… Ağır Ceza Avukatı” ifadelerine yer verilen dosyada inceleme, sitenin bu aramalarda başta çıkmasının “ileri düzey SEO çalışması”ndan kaynaklandığını tespit etti; uyarma cezası onandı (2.2.2024, karar).
- Kod içindeki etiketler: başka bir dosyada bilirkişi, sitede ücretli reklam bulunmadığını ama yazılım kodlarında 107 adet SEO etiketi bulunduğunu raporladı; uyarma cezası onandı. Dosyaya, siteyi yapan ajansın kendi sayfasındaki “reklamsız Google’da ilk sayfa” vaadi de girdi (7.2.2025, karar).
- Anahtar kelimeyle üst sıra: “… Boşanma Avukatı” aramasında sitesini üstlerde çıkaran avukat için baro disiplin kurulu ceza vermemişti; TBB itirazı kabul edip kınama verdi (13.03.2026, karar).
Bu üç karar yan yana konunca bir eğilim de görünüyor: 2024 ve 2025’teki SEO dosyalarında verilen ceza uyarmaydı; 7571 sayılı Kanundan sonra TBB aynı türden bir eylem için kınamaya çıktı. Kararların ortak bir sonucu daha var: ücretli reklam olmaması savunma sayılmıyor. Organik SEO da m.7/e kapsamında. İkinci ortak sonuç, teknik bilgisizlik savunmasının kabul görmemesi. Ankara Bölge İdare Mahkemesi de Google reklamına verilen kınamayı onarken “reklamı ben vermedim” savunmasını yeterli bulmadı (2.10.2024).
Ceza tarafında tablo şöyle: reklam yasağını ihlal etmek bugün kınama gerektiriyor (Avukatlık Kanunu m.135/2-a). Kesinleşen bir cezadan sonraki beş yıl içinde yeni bir disiplin fiili işlenirse bir derece ağır ceza uygulanır (m.136). Kararlara karşı TBB Disiplin Kurulu’na itiraz, ardından 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık. Geçiş döneminde kararlar tek tip değil; aynı türden eylemler için hem uyarma hem kınama verildiği görülüyor.
Yönetmelik değişikliğine karşı Danıştay’da açılan iptal davaları ise usulden reddedildi (8. Daire, E.2024/5771); esastan verilmiş bir karar bulamadım. Bugün için geçerli olan, yürürlükteki metin ve yukarıdaki kararlar.
Sayfa adresi, alt alan adı ve alan adı nasıl olmalı?
m.7/e’nin saydığı dört araçtan ikisi doğrudan adres yapısıyla ilgili: sayfa adresi ve alt alan adı. Bu yüzden bir büro sitesinin URL mimarisi, SEO’da genellikle küçük bir ayrıntı sayılan bir konu olmaktan çıkıp yasağın merkezine yerleşiyor.
Sayfa adresi, adres çubuğunda alan adından sonra gelen kısımdır. “/istanbul-bosanma-avukati/” gibi bir adres, sayfanın içeriğinden bağımsız olarak, o kelimede sıralanmak için kurulmuş bir yapıdır. Güvenli olan, adresleri sayfanın işlevine göre kurmak: /hakkimizda/, /avukatlar/ad-soyad/, /calisma-alanlari/, /iletisim/. Bu adresler hem kullanıcıya sayfanın ne olduğunu söyler hem de bir aramada öne geçmeye yönelik bir kelime taşımaz.
Alt alan adı, “bosanma.buroadi.av.tr” gibi ana alan adının önüne eklenen kısımdır. Arama motoru açısından ayrı bir site gibi davranabildiği için alan bazlı alt alan adları geçmişte sık kullanıldı; bugün yönetmelikte adıyla yasak. Bir büronun her hukuk dalı için ayrı alt alan adı açması, yönetmeliğin saydığı aracın en açık örneğidir.
Alan adının kendisi için ayrı bir kural var: m.7/d, “salt ün kazanmaya, kendilerini meslektaşlarının önüne geçirmeye, reklam yoluyla iş elde etmeye yönelik içerikte” alan adı kullanılamayacağını ve alan adının mesleğin saygınlığına aykırı olamayacağını söylüyor. Büro ünvanı ya da avukatın adı bu çerçevede kalır; şehir ve hukuk dalı birleşimi taşıyan bir alan adı ise riskli bölgeye girer.
Adres, sayfanın işlevini anlatmalı; hangi aramada çıkmak istendiğini değil.
Şehir sayfalarında yasak iki yönden gelir. İlki adres ve kelime yasağı. İkincisi büro kuralı: bir avukatın birden fazla bürosu olamaz (Avukatlık Kanunu m.43) ve yönetmelik şube açmayı ve birden fazla büro edinmeyi yasaklıyor (m.4). Kayıtlı olmadığınız şehirler için açılan sayfalar, o şehirlerde hizmet veren bir büro izlenimi de yaratabilir. Bu yüzden önerdiğim site iskeletinde şehir sayfası yok; büronun şehri, iletişim sayfasındaki adres bilgisiyle verilir (site yapısı).
Mevcut bir sitede bu tür adresler varsa doğrudan silmek yerine adresi işlevsel bir sayfaya yönlendirmek daha temiz bir yol; bunu eski SEO çalışmasının izleri başlığında sırayla anlattım.
Başlık etiketi, meta açıklama ve kodlar neyi içerebilir?
Yönetmeliğin “arama motorları tarafından algılanabilen kodlar” ifadesi, ziyaretçinin görmediği ama arama motorunun okuduğu her alanı kapsar: başlık etiketi (title), meta açıklama, görsellerin alternatif metni, başlık hiyerarşisi ve yapısal veri. Disiplin dosyasında bilirkişinin saydığı 107 etiket de bu katmandaydı.
Başlık etiketi, arama sonuçlarında görünen mavi başlıktır ve SEO’da en ağırlıklı alanlardan biridir. Avukat sitesinde güvenli kullanım, her sayfanın başlığında büro ünvanını ve sayfanın işlevini yazmaktır: “İletişim | [Büro ünvanı]”, “Av. [Ad Soyad] | [Büro ünvanı]”. “Uzman”, “en iyi”, “1 numara” gibi ifadeler hem m.7/e’nin hem de unvan dışı sıfat yasağının (Avukatlık Kanunu m.55) içine düşer.
Meta açıklamada da aynı ölçü geçerli: sayfanın ne olduğunu anlatan, sitedeki metinle tutarlı bir cümle. Görsel alternatif metinleri görsel engelli ziyaretçiler içindir; fotoğrafın ne gösterdiğini yazar, kelime listesi taşımaz.
Yapısal veri (schema), arama motoruna sayfadaki bilgiyi makinenin okuyacağı biçimde verir. Bir büro için ad, adres, telefon, avukatların adları gibi m.7/d’nin zaten izin verdiği bilgileri yapısal veriyle işaretlemek, bu bilgileri arama motoruna tutarlı biçimde iletmenin yoludur. Bu konuda TBB’nin bir kararı yok; benim okumam, izinli bilgiyi işaretlemenin yasak alana girmediği yönünde. Yapısal veriye izinli listede olmayan “uzmanlık alanı”, puan ya da yorum eklemek ise aynı riskleri taşır.
Teknik SEO’nun hangi kısmı yasağın dışında kalır?
Yönetmelik, aramada öne geçmeye yönelik yöntemleri hedefliyor; sitenin düzgün çalışmasını sağlayan teknik işler bu hedefin dışında kalıyor. Bu konuda açık bir hüküm yok, ama yasağın dört unsurundan ikisi (iş elde etme amacı ve meslektaşlarla rekabet) bu işlerde bulunmuyor.
Bu grupta saydığım işler şunlar:
- Taranabilirlik ve dizine alınma: robots.txt, site haritası, kırık bağlantılar ve yönlendirme zincirlerinin düzeltilmesi.
- Hız ve mobil uyum: sayfaların telefonda hızlı açılması, Core Web Vitals ölçülerinin sağlıklı olması.
- Güvenlik: HTTPS, güncel yazılım, form güvenliği.
- Kimlik bilgisinin doğruluğu: ad, unvan, sicil numarası ve adresin her sayfada ve her kayıtta aynı yazılması.
- Ölçüm: Google Search Console’da hangi aramalarda göründüğünüzü ve hangi sayfaların dizine alındığını izlemek.
Alan adı değişikliği ya da site taşıma da bu gruptadır. Eski adresleri yeni adreslere tek tek yönlendirmek ve Search Console’da adres değişikliğini bildirmek, adınızla yapılan aramalarda görünürlüğü korur; yeni alan adının da m.7/d’ye uygun olması gerekir.
Bu işlerin bir yan etkisi var: düzgün çalışan bir site, büronun adıyla yapılan aramalarda daha güvenilir sonuç verir ve yasağın izin verdiği kalıcı görünürlük de budur.
Ölçüm tarafında bir uyarı ekliyorum: Search Console’da “boşanma avukatı” gibi aramalarda göründüğünüzü fark etmek bir ihlal değildir; bu, sitenizin o kelimeye göre kurgulandığı anlamına gelmez. Sorun, bu veriye bakıp sayfaları o kelimelerde yükselmek için yeniden yazmaya başladığınızda ortaya çıkar.
Çerez ve analitik araçları için KVKK’nın çerez rehberi, kabul ve reddet seçeneklerinin eşit ağırlıkta sunulmasını öneriyor; avukat sitesi de bu açıdan diğer sitelerle aynı yükümlülükleri taşır.
Faaliyet alanı sayfaları ve blog yazmak serbest mi?
SEO’da içerik, görünürlüğün ana taşıyıcısıdır; avukatlıkta ise en belirsiz alan burası. İki ayrı içerik türünü ayırmak gerekiyor: faaliyet alanı sayfaları ve bilgi içerikleri.
Faaliyet alanları için hüküm açık: m.7/d, sitede “uzmanlık anlamına gelmemek üzere büronun faaliyet gösterdiği alanlar hakkında bilgi” verilmesine izin veriyor. Güvenli biçim, bu alanların tek bir sayfada yalın bir listeyle ve kısa açıklamalarla anlatılması. Her alan için ayrı, şehir adıyla birleşen, kelime tekrarına dayalı sayfalar kurmak ise faaliyet alanı bilgisini bir sıralama aracına dönüştürür; disiplin kararlarındaki örüntü tam olarak bu.
Tek sayfa yaklaşımı görünürlüğü sıfırlamaz. Bu sayfa, “[büro ünvanı] aile hukuku” gibi büronun adıyla birlikte yapılan aramalarda doğru sonucu verir; bu aramalar zaten büroyu tanıyan kişilerden gelir.
Bilgi içerikleri (blog, makale, “nasıl yapılır” yazıları) için 2024 metni bir izni kaldırdı ve yerine bir yasak koydu. 2010 metnindeki “mesleki makalelerini yayımlamak amacıyla internet sitesi açabilir” cümlesi artık yok. m.7/c ise şunu söylüyor: avukatlar “iş elde etme amacıyla, ulaşılması herkes için mümkün olan genel ve soyut içerikli bilgiler paylaşmak suretiyle yayın yapamazlar.”
Bu cümlenin nasıl okunacağı konusunda görüş birliği yok. Bir okumaya göre büro sitesinde yayımlanan her genel hukuki bilgi, siteye müvekkil adayı çekmeye hizmet ettiği için iş elde etme amacı taşır. Diğer okumaya göre belirleyici olan amaçtır; bilimsel ya da mesleki tartışmaya katkı sunan yayınlar bu kapsamda değildir. Bu soruya cevap veren bir TBB kararı bulamadım.
SEO açısından benim önerim şu: büro sitesinde arama trafiği çekmek için kurulmuş bir blog açmamak. “Boşanma davası ne kadar sürer” gibi sorulara cevap veren içerikler tam da m.7/c’nin tarif ettiği “herkes için ulaşılabilir genel bilgi” ile “iş elde etme amacı”nın kesiştiği yerde duruyor. Akademik ve mesleki yazılarınızı ise yayımlandığı dergide ya da baro yayınında bırakmak, sitede yalnızca yayın listesini vermek daha az risk taşır.
Backlink, dizinler ve avukat bulma siteleri
Bağlantı (backlink), başka sitelerden sizin sitenize verilen linktir ve SEO’da sıralamayı etkileyen ana sinyallerden biridir. Doğrudan bağlantıyı inceleyen bir disiplin kararı bulamadım; ama yönetmeliğin ilgili cümlesi geniş. Avukatlar için bu alanın kuralı m.7/e’nin ikinci cümlesinde: bedelli ya da bedelsiz, kendinize ilişkin hazırlanan içerikleri çevrimiçi mecralarda ön plana çıkaracak iş ve işlemlerde bulunamazsınız.
Bu cümleyle birlikte okununca SEO’da yaygın bağlantı yöntemlerinin çoğu avukat için kapanıyor: tanıtım yazısı (“advertorial”), konuk yazı karşılığı link, basın bülteni dağıtımı, link satın alma, ajansın kendi site ağından verilen linkler. Hepsi, avukata ilişkin bir içeriği öne çıkarmak için yapılan işlerdir.
Avukat bulma ve soru-cevap platformları ayrı bir başlık. TBB Disiplin Kurulu, Google’da bir avukat bulma sitesi üzerinden adı ve iletişim bilgileriyle görünen avukata verilen uyarma cezasını, 2024 değişikliğinden önceki metne göre bile onadı (2.7.2022, karar). Platformda ücretli öne çıkarma m.7/e’ye, platformun gelen iş başına ücret alması ise Avukatlık Kanunu m.48’e takılır: ücret ya da çıkar karşılığında avukata iş getirmeye aracılık edenler ve aracı kullanan avukatlar için altı aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
İzinli alanda kalan bağlantılar da var: baronun levha kaydı, kendi açtığınız profiller ve büroyu adıyla anan, sizin hazırlatmadığınız kaynaklar. Bunlar SEO’da “kazanılmış” bağlantı sayılır ve adınızla yapılan aramalarda doğru sonucu güçlendirir. Burada yapılacak iş, var olan kayıtlardaki bilginin doğru ve tutarlı olmasını sağlamaktır; yeni bağlantı üretmek bu işin parçası olamaz. Levha kaydındaki bilgi eskiyse ilk düzeltilecek kayıt odur.
Google İşletme Profili, yorumlar ve yerel SEO
Yerel SEO’nun merkezi Google İşletme Profili’dir; haritada ve yerel sonuçlarda görünen kart buradan beslenir. TBB’nin İşletme Profili hakkında bir kararı yok; bu yüzden profil, yönetmeliğin izin verdiği bilgilerle ve temkinle kurulmalı (harita ve yerel).
Profil adı, SEO’da yerel sıralamayı en çok etkileyen alanlardan biridir ve en çok burada hata yapılır. Ad alanına şehir, hukuk dalı ya da “avukat” kelimesi eklemek hem m.7/e’ye hem de Google’ın kendi kurallarına aykırı: Google işletme adının gerçek dünyadaki adla aynı olmasını istiyor ve ada anahtar kelime eklenmesine izin vermiyor (Google İşletme Profili yönergeleri). İki kural aynı yeri gösteriyor.
Kategori seçimi hakkında bir karar yok; ben büronun ana işini gösteren tek bir genel kategoriyle başlamayı öneriyorum. Açıklama alanı sitedeki faaliyet alanı cümlesiyle aynı tutulur ve “uzman”, “en iyi” gibi ifadeler taşımaz; fotoğraflarda da büro girişi ve tabela gibi gerçek görüntüler yeterli.
Yorumlar yerel sıralamanın ikinci büyük sinyalidir ve avukatlıkta en riskli alan budur. Müvekkilden yorum istemek, kendinize ilişkin içeriği öne çıkarma (m.7/e) kapsamında yüksek risk taşır; yorum karşılığı bir menfaat sunmak ise ayrıca Google kurallarına da aykırıdır. Gelen bir yoruma yanıt vermek ayrı bir sorun yaratır: yanıt, yorum sahibinin müvekkiliniz olduğunu ya da dosyasının içeriğini doğrulayabilir. Avukatlık Kanunu m.36, görev dolayısıyla öğrenilen hususların açığa vurulmasını yasaklıyor.
Bu yüzden önerdiğim çerçeve şu: yorum istemeyin, gelen yorumlara dosyaya ya da kişiye değinmeyen kısa ve nötr bir yanıt verin ya da hiç yanıt vermeyin; gerçek dışı ya da hakaret içeren yorumlar için Google’ın kaldırma talebi yolunu kullanın.
Tek büro, tek profil kuralı da yerel SEO’ya doğrudan yansır. Aynı büro için ikinci bir adresle ya da her avukat için ayrı bir profil açmak, birden fazla büro izlenimi doğurabilir (m.4, Avukatlık Kanunu m.43).
Adınızla yapılan aramalar: avukatın en güvenli SEO alanı
Müvekkil adaylarının önemli bir kısmı bir avukata tavsiyeyle ulaşır ve adı Google’a yazar: “[soyad] hukuk bürosu”, “av. [ad soyad]”, “[ad soyad] avukat yorumları”. Bu aramalarda doğru sonucun çıkması, yönetmeliğin hiçbir hükmüne takılmayan ve büro için en çok değer üreten SEO işidir. Sitenizin bu aramada üst sırada çıkması kimseyi geride bırakmak anlamına gelmez; aranan zaten sizsiniz.
Bu alanda yaptığım işler şunlar:
- Adınız ve büro ünvanınızla arama yapıp ilk iki sayfada çıkan bütün sonuçları listelemek.
- Her sonuçtaki bilgiyi (ad, unvan, adres, telefon, baro) baro levha kaydıyla karşılaştırmak.
- Eski adres, kapanmış telefon ya da yanlış unvan taşıyan kayıtları düzeltmek ya da kaldırmak.
- Sitenin ana sayfasının ve avukat sayfalarının bu aramalarda doğru sayfa olarak çıkmasını sağlamak: başlık etiketinde ad, net sayfa yapısı, tutarlı iç bağlantılar.
- Search Console’da ad aramalarından gelen trafiği ayrı izlemek.
Adınızla yapılan aramada sağda bir bilgi paneli çıkıyorsa, bu panel çoğu zaman İşletme Profili’nden ve sitenizden beslenir. Paneldeki yanlış adres, eski telefon ya da yanlış fotoğraf için Google’a düzeltme önerisi gönderilebilir. Profili siz yönetiyorsanız bilgiyi doğrudan güncellersiniz.
Bu iş tek seferlik değildir. Büro taşındığında, ortaklık değiştiğinde ya da bir avukat ayrıldığında aynı kontrol tekrar edilir; yönetmelik de adres değişikliği gibi duyuruların reklam niteliği taşımadan bir kez yapılabileceğini söylüyor (m.7/a).
Ajansla ya da SEO danışmanıyla çalışırken sözleşmeye ne yazılmalı?
Yönetmeliğin m.11’i, avukatı üçüncü kişilerin kendisi için yaptığı reklam sayılabilecek eylemlere izin vermemek ve bunları engellemek için gerekli önlemleri almakla yükümlü kılıyor. Disiplin kararlarında da Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nde de “işi ajans yaptı” savunması kabul görmedi. Yani ajansın yaptığı SEO, hukuken avukatın yaptığı SEO’dur.
Bu yüzden bir ajans ya da danışmanla çalışırken sözleşmenin, yasak alana giren işleri baştan dışarıda bırakması gerekiyor. Danışanlarıma önerdiğim maddeler şunlar:
- Şehir ve hukuk dalı birleşimine göre anahtar kelime hedeflemesi, kelime taşıyan sayfa adresi ve alt alan adı yapılmaz.
- Siteye eklenecek her metin, başlık etiketi ve meta açıklama yayından önce avukatın onayına sunulur.
- Bağlantı satın alınmaz; tanıtım yazısı, basın bülteni ve sponsorlu içerik yapılmaz.
- Ajans, avukatı kendi portföyünde, referans listesinde ya da “başarı hikâyesi” olarak kullanmaz.
- Ücret, gelen iş, dava ya da müvekkil sayısına bağlanmaz (Avukatlık Kanunu m.48).
- Ajans, avukat adına açtığı bütün hesap ve kayıtları (dizin, platform, reklam hesabı) yazılı olarak listeler ve erişim bilgilerini büroya teslim eder.
Son madde, ilişki bittiğinde eski kayıtların temizlenebilmesi için gerekli; bunu bir sonraki başlıkta anlatıyorum. Bir ajansın sözleşmeye bu maddeleri yazmaktan kaçınması da başlı başına bir uyarı işaretidir. Yazılı bir sözleşme, m.11’deki önlem yükümlülüğünü yerine getirdiğinizi de gösterir.
Eski SEO çalışmasının izleri nasıl temizlenir?
2024 öncesinde yapılan SEO çalışmalarının çoğu bugün yasak alanda kalıyor ve bu çalışmaların izleri sitede, arama sonuçlarında ve üçüncü taraf sitelerde duruyor. m.12’ye göre aykırılık, tebliğden sonra derhal giderilirse cezada takdiri indirim nedeni sayılabilir; tebliğden önce giderilmesi ise soruşturma riskini baştan azaltır.
Temizlik için izlediğim sıra şu:
- Envanter: sitedeki bütün sayfaların adresi, başlık etiketi ve meta açıklaması; alt alan adları; dizin ve platform kayıtları; kısa yollar; varsa reklam hesapları.
- Site içi düzeltme: kelime taşıyan başlık etiketlerini ve metinleri yönetmeliğin izin verdiği bilgilere indirmek; şehir ve alan sayfalarını kapatmak.
- Yönlendirme: kapatılan adresleri, içeriği taşımadan işlevsel bir sayfaya (örneğin çalışma alanları ya da iletişim) yönlendirmek; alt alan adlarını kaldırmak.
- Arama sonuçları: Search Console’da kaldırılan adresleri izlemek, gerekirse geçici kaldırma talebi göndermek.
- Üçüncü taraflar: dizin, platform ve tanıtım sitelerine kayıtların kaldırılması için yazılı talep göndermek.
- Kayıt: her adımı tarihleriyle saklamak. m.11’deki “gerekli önlemleri alma” yükümlülüğünün kanıtı bu kayıttır.
Bu sırayla yapılan bir temizlikten sonra site kısa süreliğine bazı aramalarda görünürlük kaybeder; kaybedilen, zaten yasak alandan gelen görünürlüktür. Adınızla yapılan aramalar bu süreçten etkilenmez, çoğu zaman güçlenir.
Yapay zekâ aramaları büronuzu nasıl anlatıyor?
Müvekkil adayları artık bir büroyu yalnız Google’da aramıyor; ChatGPT’ye ya da Google’ın yapay zekâ özetine de soruyor. Bu modeller cevabını ulaşabildikleri kaynaklardan kurar: sitenizden, baro kaydından, dizinlerden, eski haberlerden ve profillerden.
Burada iş, bilginin tutarlılığıdır. Sitenizdeki ad, unvan, sicil ve adres bilgisi her kaynakta aynı yazılmışsa model de büroyu doğru anlatır. Eski ajansın açtığı ve “uzman” ifadesiyle dolu bir dizin kaydı ise modelin cevabına da taşınabilir. Yanlış bilgiyi besleyen kaynağı bulup düzeltmek, yönetmeliğin izin verdiği bilgilerle yapılan ve sıralama iddiası taşımayan bir iştir.
Yapay zekâ cevaplarında “[şehir] en iyi boşanma avukatı” gibi sorularda önerilmek için içerik üretmek ise klasik SEO’daki yasağın aynısına takılır: amaç yine bir aramada meslektaşların önüne geçmektir. Bu yüzden yapay zekâ görünürlüğünü, adınızla yapılan aramaların doğru sonuç vermesinin bir uzantısı olarak ele alıyorum.
Kontrolü düzenli yapmak gerekiyor. Birkaç ayda bir ChatGPT’ye, Google’ın yapay zekâ özetine ve Perplexity’ye büronuzun adını sorup verilen bilgiyi ve gösterilen kaynakları not ediyorum. Yanlış bilgi hangi kaynaktan geliyorsa düzeltme oradan başlıyor.
SEO’da hâlâ belirsiz kalan konular
Yönetmeliğin metni ve disiplin kararları birçok soruyu cevaplıyor ama bazı SEO konularında henüz bir karar ya da açık bir hüküm yok. Bu konularda kesin bir şey söylemek yerine belirsizliği açıkça yazmayı tercih ediyorum:
- Google İşletme Profili: profilin kendisi hakkında TBB kararı yok; yalnızca içeriği yönetmeliğe göre kurulabiliyor.
- Bilgi içerikleri: m.7/c’nin bilimsel ve mesleki yazıları kapsayıp kapsamadığı netleşmedi.
- Açıklayıcı adresler: “/calisma-alanlari/aile-hukuku/” gibi, şehir içermeyen ama alan adı taşıyan adreslerin m.7/e kapsamında olup olmadığına dair bir karar yok.
- Yapısal veri: izinli bilgilerin işaretlenmesi konusunda bir karar yok.
- İletişim araçları: sade bir iletişim formu izinli; “ücretsiz danışın” ya da “uzmanınıza danışın” gibi ifadelerle kurulan mesajlaşma düğmesi ise uyarma cezası almış bir örneğe benziyor (22.3.2024, karar).
Bu konulardan birinde adım atmadan önce bağlı olduğunuz barodan yazılı görüş istemek, hem sizin hem de birlikte çalıştığınız danışmanın elinde en sağlam dayanak olur. Görüş yazısını dosyanızda saklamak, ileride bir şikâyet olursa iyi niyetinizi gösterir. Bu rehber de hukuki görüş değildir; yürürlükteki metnin ve yayımlanmış kararların bir SEO çalışmasına yansımasını anlatır ve son mevzuat kontrolü tarihiyle güncel tutulur.